top of page

İşveren talimatı ile işyerinin düzenlediği “HALI SAHA MAÇINDA”, işçinin “FAUL SONUCU SAKATLANMASI” “İŞ KAZASI” olarak kabul edilir.

  • 17 saat önce
  • 10 dakikada okunur

iş kazası • sürekli iş göremezlik geliri • eksik inceleme • ön inceleme • harç muafiyeti • davanın kabulü • meslekte kazanma gücü kaybı • istinaf dilekçesi • istinaf yolu • cevap dilekçesi


MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/549 E., 2024/162 K.

KARAR : Esastan ret, Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/59 E., 2023/12 K.


Taraflar arasındaki iş kazasının ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.


Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:



I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde boya operatörü yardımcısı olarak çalışmakta iken 10.09.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve malul kaldığını, iş kazasının davalı işveren tarafından ... Spor Şenlikleri adı altında yapılan futbol turnuvasında, karşı taraf şirket kalecisinin darbesi ile aniden sağ dizinin dönmesi şeklinde meydana geldiğini, müvekkilinin dizinin yan bağlarının koptuğunu, diz kapağı ve kıkırdaklarının kırıldığını, iş kazasının, davalı işverenliğin gerek işyerinde, gerek ise sorumluluğu altında gerçekleştirdiği sosyal faaliyetlerde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yerine getirmediğinden iş kazasının gerçekleştiğini, davalı işverenin kaza nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle halen yürümekte, merdiven çıkmakta ve bacağını bükmekte zorlandığını, SGK tarafından 19.09.2019 tarihinde %16,20 oranında sürekli iş göremezlik derecesi tespit edildiğini ve müvekkiline gelir bağlandığını, ancak müvekkiline gönderilen 18.10.2021 tarihli SGK yazısı ile müvekkilinin iş göremezlik derecesinin %0 olduğu, tahkikat raporu sonucu iş kazası sayılmadığından sürekli iş göremezlik geliri başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği 26.575,28 TL borç çıkarıldığını, bu nedenlerle Kurum işleminin iptali ile müvekkilin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.



II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumun, davacı ... hakkında tesis ettiği işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, davacı tarafından ikame edilen işbu dava yönünden zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini, müvekkil Kurum tarafından kayıtlarda yapılan araştırma neticesinde, davacının belirttiği herhangi bir iş kazasına rastlanmadığını, işveren tarafından iş kazası bildirimi yapılmadığını, iş kazasına ait herhangi bir istirahat raporu ve genel adliye muayene raporu bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.



Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı 09.10.2017 tarihinde “... Spor Şenlikleri” adı altında düzenlenen spor müsabakasında karşı tarafın takım oyuncusu ile çarpışması sonucu kaza geçirdiğini, ... Spor Şenlikleri, ... Holding A.Ş. tarafından her yıl geleneksel şekilde yapılan holding grubu altındaki şirketlerin çalışanlarının katıldığı çalışanların birbirleri ile etkileşimini artırmak ve sosyalleşme sağlamak için düzenlenen bir etkinlik olduğunu, çalışanlar katılmış oldukları etkinlik (futbol, voleybol, basketbol, tenis, yüzme, bowling vs.) gününde idari izinli sayıldıklarını, mesaileri etkinlik saatine göre düzenlendiğini, çalışanların etkinlik alanına gidiş gelişleri şirket servisleri tarafından sağlandığını, Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 22.04.2021 tarihli ve 407095/027 sayılı yazısı ekinde yer alan Araştırma/İnceleme Raporu’nda “Komisyonca da olayın iş kazası olduğu yönünde karar verilmiş olsa da sigortalı ...’nin çalıştığı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.’nin de içerisinde yer aldığı ... Holding Futbol Şenlikleri’nde futbol oynarken yaralanmış olduğu, olayın sigortalının asıl işini (boya operatörü) yapmaksızın, işverence herhangi bir görevlendirme belgesi bulunmaksızın, işyeri alanı dışında Kartal/İstanbul sınırları içinde gerçekleştiği göz önüne alındığında, inceleme konusu olayın 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri yönünden iş kazası sayılamayacağı ve bu hususta yapılacak başkaca işlem bulunmadığı..” denildiğini, araştırma raporu uyarınca davacının geçirdiği kaza iş kazası olarak değerlendirilmediğini, bu gerekçe ile paralel olarak tahkikat raporu sonucu iş kazası sayılmadığından ötürü davalının sürekli iş göremezlik geliri başlangıç tarihi ile iptal edildiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.



III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı ve delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; davacının, sigortalısı olduğu davalı ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş'nin grup şirketi olduğu ... Holding tarafından düzenlenen Spor Şenlikleri'nde yer alan futbol müsabakasında yer alacak takım içerisinde yer aldığı, takımda yer alacak çalışanların tespitinde gönüllülüğün esas olduğu, başvuran çalışanlardan yapılan elemeler sonucu müsabakaya katılacak takımın oluşturulduğu, müsabakaya katılacak çalışanların mesailerin turnuva saatlerine göre belirlendiği ve bu çalışanların idari izinli kabul edildiği, şenlik organizasyonunun işveren tarafından üstlenildiği, çalışanların işverene ait servislerle şenlik alanına getirildiği ve yine servisle evlerine bırakıldıkları, şenliğin grup holding çalışanlarının tanışmasını sağlamaya yönelik organize edildiği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/5771E-2022/8783K sayılı 08.06.2022 tarihli kararı ile ''İş organizasyonu kapsamında işçinin işinin yapıldığı yer ile işyerinde sayılan ve bağlı yer olarak değerlendirilen yatakhane, yemekhane gibi yerlere işveren tarafından gönderilmesi, işin yürütümü ile ilgili olduğu gibi işçi işverenin otoritesi altında olduğundan ve aynı gelip gidilen yer aynı iş organizasyonu kapsamında kaldığından, her iki yer arasında gelip gittiği süre içinde uğradığı kaza iş kazası sayılmalıdır. Kısaca böyle bir kaza işverenin dolaylı kontrolü altında meydana geldiğinden iş kazasıdır.


İşverenin hakimiyet ve otoritesinin devam ettiği, başka bir anlatımla hakimiyet ve otoritenin devam ettiği yerde gerçekleşen iş kazasının iş organizasyonunun kapsamı içinde olduğunun kabulü sosyal güvenlik hukukunun koruyucu amacına hizmet edecektir. (Yargıtay HGK. 25.11.2020 tarih ve 2016/(21)10-2569 E, 2020/956 K). Sigortalının görevle bir başka yere gönderilmesi, işyerinin bulunduğu yerleşim biriminin sınırları içinde olabileceği gibi, bir başka yer de olabilir. Her iki görevlendirmede de sigortalının işyerinden ayrıldığı andan, döndüğü ana kadar geçen zamanda ve geliş gidişi esnasında meydana gelecek olaylarda sigortalı zarara uğramış ise bu olay iş kazası sayılacaktır.


Sigortalının bir başka yerde görevlendirilmesi söz konusu ise ve görevlendirme süresi mesai saati süresinden daha uzun ise, yalnızca işin gereği olarak bulunduğu yerlerde değil, normal bir insanın günlük hayatı ve hayatın doğal akışı içinde yaptığı işler ve bulunduğu yerler dolayısıyla meydana gelen olaylar da iş kazası sayılacaktır. Dosya içeriğine göre davalı şirketin sigortalı çalışanı olan ve davalı şirketin üyesi olduğu dava dışı F1 Derneği tarafından düzenlen 2014-2015 Futbol Turnuvası için davalı ... temsil eden yetkili kişinin talimatı ile futbol sorumlusu belirlenerek futbol oynayabilen ve gönüllü olan işçiler tarafından oluşturulan “X1” adlı futbol takımı kurulduğu, işverenin talimatı ile kurulan bu takımda görev alan davacının 20.01.2015 tarihli müsabakada, halı sahada futbol oynarken sakatlandığı, meydana gelen kaza olayında, futbol takım kadrosunun davalı şirketçe görevlendirilen takım sorumlusu tarafından şirket çalışanları arasından oluşturulmuş olması, halı saha ve diğer giderlerin turnuvaya katılan şirketlerce ve dolayısıyla davalı şirketçe karşılanmış olması, davalı şirket çalışanlarının halı sahaya gidiş-gelişi için servis ve şoför tahsisinin davalı şirketçe sağlanmış olması karşısında, davalı şirketin iş organizasyonu içerisinde görevlendirildiği, bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi birinci fıkrasının c bendi hükmünde belirtildiği şekilde “bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda” meydana gelen kaza olayının iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.'' iş organizasyonu kapsamında işçinin işinin yapıldığı yer ile işyerinden sayılan ve bağlı yer olarak değerlendirilen yatakhane, yemekhane gibi yerlere işveren tarafından gönderilmesinin, işverenin hakimiyet ve otoritesinin devam ettiği görevlendirmelerde yer almasının, bu görevlendirmenin iş yerinin bulunduğu yerleşim biriminin sınırları içinde olabileceği gibi, bir başka yer de olabileceğinin, her iki görevlendirmede de sigortalının işyerinden ayrıldığı andan, döndüğü ana kadar geçen zamanda ve geliş gidişi esnasında meydana gelecek olaylarda sigortalı zarara uğramış ise bu olayın iş kazası sayılması gerekeceğinin belirtildiği görülmekle Mahkememizce 09.10.2017 tarihli olayın 5510 sayılı yasanın 13 üncü Maddesi gereğince iş kazası olarak kabul edilmiş, Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 02.11.2022 tarih 2022/22026 sayılı rapor ile davacının maluliyet oranının %16,2 olarak tespit edildiği, davacı ve davalı şirket vekilince iş bu rapora itiraz edilmeyerek taraflar açısından maluliyet oranının Yüksek Sağlık Kurulu raporunda tespit edilen maluliyet oranında kesinleştiği, bu açıdan maluliyet oranının tespiti talebinin tefrik edilerek iş kazası davası neticesinin beklenilmesinde her hangi bir hukuki yarar bulunmayacağı, aksine hakkın özüne ulaşmada gecikmeye neden olacağı kanaatine varılarak Mahkememizce 09.10.2017 tarihli iş kazasından kaynaklı davacının sürekli iş göremezlik oranının %16,2 olarak tespitine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle;


"1-Davanın kabulü ile 09.10.2017 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitine,

2-Davacının 09.10.2017 tarihli iş kazasından kaynaklı maluliyet oranının E cetveline göre %16.2 olarak tespitine" karar verilmiştir.


iş kazası

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.


B. İstinaf Sebepleri

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı ... Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait işyerinde boya operatörü yardımcısı görevinde çalıştığını, 10.09.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve malul kaldığını iddia ederek mahkeme huzurunda iş kazasının tespiti ile sürekli iş göremezlik oranının tespiti konulu işbu davayı ikame ettiğini,



-Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini, mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının, kanaatlerince dava konusu olay yeterli tetkik edilmeden karara bağlandığı için usul ve yasaya aykırı olarak hatalı bir şekilde ihdas edildiğini, mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının mahkemece kaldırılması gerektiğini,


-Müvekkili Kurumun, davacı ... hakkında tesis ettiği işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, davacı tarafından ikame edilen işbu dava yönünden zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini,


-Müvekkili kurum tarafından kayıtlarda yapılan araştırma neticesinde, davacının belirttiği herhangi bir iş kazasına rastlanmadığını, işveren tarafından iş kazası bildiriminin yapılmadığını, iş kazasına ait herhangi bir istirahat raporu ve genel adliye muayene raporunun bulunmadığını, davacının geçirdiği herhangi bir iş kazası mevcut olmadığından dolayı maluliyet yaşadığının belirtilmesinin hem usul ve yasaya hem de somut gerçeklere aykırı olduğunu, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde 22.04.2021 tarihli müfettiş raporunda, sigortalı ...'nin çalıştığı davalı şirket ... Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nin de içerisinde yer aldığı ... Holding Futbol Şenlikleri'nde futbol oynarken yaralanmış olduğunu, olayın sigortalının asıl işini (boya operatörlüğü) yapmaksızın, işverence herhangi bir görevlendirme belgesi bulunmaksızın, işyeri alanı dışında ve Kartal/İstanbul sınırları içinde gerçekleştiği göz önüne alındığında, inceleme konusu olayın 5510 Sayılı Kanun 13. maddesi hükümleri yönünden iş kazası sayılamayacağının tespit edildiğini,


-02.11.2022 tarihli raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, bahse konu raporun, gerekli inceleme ve detaylı araştırmalar yapılmadan hazırlandığını, dava konusu olay gerektiği şekilde irdelenmemiş olduğunu, davacı tarafın beyanları esas alınarak itiraza konu işbu raporun tanzim edilmiş olduğunu, davacının maluliyet tespitine ilişkin değerlendirmenin kanaatlerince maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesine ilişkin taleplerinin de hukuki izahtan yoksun olup reddi gerektiğini,


-Söz konusu davanın açılmasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini, müvekkili kurumun dava konusu ile ilgili işlemlerinde mevzuata ve hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, davacının haksız davasının mahkeme tarafından reddedilmesi gerektiğini,


-Mahkemenin davanın kabulüne yönelik kararı kanaatlerince usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu doğrultuda mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu tarafından kaldırılarak, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.


C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... dosya içeriğine göre davalı şirketin sigortalı çalışanı olan ve davalı şirketin üyesi davalı şirket tarafından düzenlenen ... Holding Spor Şenliğinde şirketin futbol takımında yer aldığı, işverenin talimatı ile kurulan bu takımda görev alan davacının 09.10.2017 tarihli müsabakada, halı sahada futbol oynarken sakatlandığı, meydana gelen kaza olayında, futbol takım kadrosunun davalı şirketçe görevlendirilen takım sorumlusu tarafından şirket çalışanları arasından oluşturulmuş olması, halı saha ve diğer giderlerin turnuvaya katılan şirketlerce ve dolayısıyla davalı şirketçe karşılanmış olması davalı şirket çalışanlarının halı sahaya gidiş-gelişi için servis ve şoför tahsisinin davalı şirketçe sağlanmış olması karşısında davalı şirketin iş organizasyonu içerisinde görevlendirildiği, bu nedenle 5510 sayılı Yasanın 13. maddesi birinci fıkrasının c bendi hükmünde belirtildiği şekilde “bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda” meydana gelen kaza olayının iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakta olup açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 10.Hukuk Dairesi 2018/5771 Esas ve 2022/8783 Karar sayılı 08.06.2022 ilamı da bu yöndedir)


İstanbul Kurum Sağlık Kurulu'nun 29.04.2019 tarihli raporuna göre davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının 16,2 olduğunun tespit edildiği, yine YSK'nın 02.11.2022 tarihli raporuna göre davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının 16,2 olduğunun tespit edildiği, istinaf kanun yoluna başvuran kurumun meslekte kazanma gücü oranına yönelik bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakla ve ayrıca kurum sağlık kurulları ve YSK tarafından tanzim edilen raporların üçüncü kişiler için bağlayıcılığı bulunmasa da kurum için bağlayıcı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu yöne ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca iş kazası tespiti ile birlikte meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davalarının birlikte açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin güncel yerleşik içtihatları da bu yöndedir.


Kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirme yönünden ise; eldeki davaya konu somut olayda, davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti de istenilmiş olup ... Yüksek Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen 10/09/2017 tarih ve 20194100761 karar sayılı raporda, sigortalının % 16,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verilmesi karşısında ilk derece mahkemesince davaya konu talebin gerçekte 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde tanımlanan meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik durumu) hakkında olmasına karşın, aynı Kanun'un 25 nci maddesinde tanımlanan malul sayılma haline ilişkinmiş gibi yazılıp bu doğrultuda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kamu düzeni yönünden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak Dairemizce yeniden davanın esasına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 16.11.2022 tarih ve 2022/10417 E. 2022/14338 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.


HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesince, davaya konu talebin gerçekte 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde tanımlanan meslekte kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik durumu) hakkında olmasına karşın, aynı Kanun'un 25. maddesinde tanımlanan malul sayılma haline ilişkinmiş gibi yazılıp bu doğrultuda yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu anlaşılmakla, kamu düzeni yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında, davalı kurum vekilinin tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verildiği gerekçesiyle;


"I-Davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

1-Davalı ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

2-Davalı ... Başkanlığı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,


II-Kamu düzenine aykırılık nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

Davanın kabulü ile;

1-Davacının 09.10.2017 tarihinde yaşamış olduğu olayın iş kazası olduğunun tespitine,

2-Davacının 09.10.2017 tarihinde yaşamış olduğu iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının E-cetveline göre %16,2 olduğunun tespitine" karar verilmiştir.


V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.


B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.


C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir.


2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 13 ve 19'uncu maddeleri.



3. Değerlendirme


1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.


2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page